Tatil Fırsatları
Yazlık Daire Fiyatları - Çarşamba, 23 Temmuz 2014 15:38
Pansiyon Fiyatları - Çarşamba, 23 Temmuz 2014 15:32
Motel Fiyatları - Çarşamba, 23 Temmuz 2014 15:31
Otel Fiyatları - Çarşamba, 23 Temmuz 2014 15:28
Yapraklı Koyu - Çarşamba, 23 Temmuz 2014 11:10
Susanoğlu Tarihi Yerleri
Tarihi Yerler

Tarihi Yerler (10)

Tekkadın:

Paslı’ya 4 km mesafededir Tekkadın. Erken Bizans ve Geç Roma medeniyetleri’ne ait yoğun kalıntıların bulunduğu bir ören yeri bulunmaktadır. Burada lahitler, aslan kapakları, nekropol, kaya mezarları, sarnıç, küçük bir kale, kilise ve onlarca ev kalıntıları vardır.

 

Susanoğlu,susanoğlu mersin,susanoğlu yazlık daireleri fiyatları,susanoğlu otelleri fiyatları,susanoğlu motelleri fiyatları,susanoğlu pansiyonları fiyatları,susanoğlu tatil siteleri fiyatları,susanoğlu bayram tatil fırsatları,susanoğlu ulaşım,susanoğlu tarihi yerleri,susanoğlu eğlence mekanları,susanoğlu alışveriş merkezleri,susanoğlu disco bar,susanoğlu türkü evleri,susanoğlu yol tarifi,susanoğlu tatil fırsatları,susanoğlu restaurantları,susanoğlu lokantaları,susanoğlu satılık yazlıkları,susanoğlu satılık daireleri,susanoğlu kiralık yazlık daireleri,

Mezgit Kale

Paslı'nın 2 km doğusunda bir tepe üzerinde, Korkusuz Kral Anıtmezarı vardır. Yöre halkı tarafından Mezgit Kale olarak bilinen bu yapı, M.S. 2. yüzyıl veya 3. yüzyıl Roma dönemine aittir. Bu anıt mezar, yörenin en görkemli ve en iyi korunmuş yapısıdır. Mezar anıtın en önemli özelliği öndeki podyumun yan duvar taşı üzerine yontulmuş fallus kabartmasıdır. Fallus, döl ve dirim tanrısı Priapos mitini çağrıştırmaktadır. Anıtmezar civarındaki kayadan kesme büyük bir sarnıç ve zeytinyağı çıkarmada kullanılan dev taş silindir görülebilecek diğer kalıntılardır. Ayrıca anıt mezarın hemen arkasında içine beş kişinin rahatlıkla sığabileceği içi oyulmuş asırlık meşe ağacı bulunmaktadır.

 

Susanoğlu,susanoğlu mersin,susanoğlu yazlık daireleri fiyatları,susanoğlu otelleri fiyatları,susanoğlu motelleri fiyatları,susanoğlu pansiyonları fiyatları,susanoğlu tatil siteleri fiyatları,susanoğlu bayram tatil fırsatları,susanoğlu ulaşım,susanoğlu tarihi yerleri,susanoğlu eğlence mekanları,susanoğlu alışveriş merkezleri,susanoğlu disco bar,susanoğlu türkü evleri,susanoğlu yol tarifi,susanoğlu tatil fırsatları,susanoğlu restaurantları,susanoğlu lokantaları,susanoğlu satılık yazlıkları,susanoğlu satılık daireleri,susanoğlu kiralık yazlık daireleri,

Mezgit Kale: Paslı’nın 2 km doğusunda yer alan Atakent’in en önemli ve en çok ziyaret edilen tarihi eserlerinden biridir Mezgit Kale. M.S. 2. yüzyıl veya 3. yüzyıl Roma dönemine aittir. Bu anıt mezar, yörenin en görkemli ve en iyi korunmuş yapısıdır. Mezar anıtın en önemli özelliği öndeki podyumun yan duvar taşı üzerine yontulmuş fallus kabartmasıdır. Fallus, döl ve dirim tanrısı Priapos mitini çağrıştırmaktadır. Anıtmezar civarındaki kayadan kesme büyük bir sarnıç ve zeytinyağı çıkarmada kullanılan dev taş silindir görülebilecek diğer kalıntılardır. Ayrıca anıt mezarın hemen arkasında içine beş kişinin rahatlıkla sığabileceği içi oyulmuş, gölgesi huzur veren asırlık bir meşe ağacı bulunmaktadır.

Susanoğlu,susanoğlu mersin,susanoğlu yazlık daireleri fiyatları,susanoğlu otelleri fiyatları,susanoğlu motelleri fiyatları,susanoğlu pansiyonları fiyatları,susanoğlu tatil siteleri fiyatları,susanoğlu bayram tatil fırsatları,susanoğlu ulaşım,susanoğlu tarihi yerleri,susanoğlu eğlence mekanları,susanoğlu alışveriş merkezleri,susanoğlu disco bar,susanoğlu türkü evleri,susanoğlu yol tarifi,susanoğlu tatil fırsatları,susanoğlu restaurantları,susanoğlu lokantaları,susanoğlu satılık yazlıkları,susanoğlu satılık daireleri,susanoğlu kiralık yazlık daireleri,

ZEUS TAPINAĞI 
 
Zeus Tapınağı Cennet çöküğünün güney ucunda yer alır. İlk yapı evresi Hellenistik dönemde yapılmış Dor düzeninde, sütunlarla çevrili olmayan bir tapınak niteliğindedir. Bu tapınak Zeus’un Typhon’a karşı kazandığı zaferin bir simgesi olarak onun onuruna yapılmıştır. Tapınağın kuzey duvarının doğuya bakan düz köşe devşirme taşlara Hellenistik ve Roma dönemlerinde görev yapmış 130 din adamının adları kazınmıştır. Tapınak, hıristiyanlık döneminde bütünüyle yıkılıp yerine bazilika planlı bir kilise yapılmıştır. Bu yeni yapının kuzey duvarı tapınağın kendi duvarının taşlarının yeniden kullanılmasıyla oluşturulmuştur, üstelik yapım sırasında yazılı taşlardan ikisinin baş aşağı konulduğu saptanmıştır. Tapınağın güney duvarı tümüyle kaldırılmıştır. Kaldırılan bu duvarın taşlarıyla kilisenin batısındaki giriş yerinin üç kapılı iç duvarı yapılmışsa da şimdi burası yıkık durumdadır. 
 
ZEUS - TİFON  SÖYLENCESİ 
 
Şeytan deresi ve Korikos mağaraları (Cennet-Cehennem) doğal güzellikve söylencesel şöhretiyle bilinir. Önde masmavi bir deniz, arkada yüksek dağ yamaçlarının koyu çam ormanları görülür.         Kıyıdan 2 km. kadar yokuş yukarı gidilince kayalar denizine girer ve sonra  ve sonra önünüzde devasa bir çukur görürsünüz. Etrafı uçurumlarla çevrilidir. Fakat bu uçurumun dibi Cennet'tir.
Mersinler, narlar, harnuplar ve daha birçok yemişli ve yemişsiz ağaçlar, mağaranın dibinden akan bir suyla beslenir. Suyun akışı gökgürültüsü gibi homurdanır.          Eskiden burası hiç tekin sayılmazmış. Suyun o derin davudi iniltisini, tanrılar eliyle çalınan kös ve kudüm gibi çalgılardan gelmekte olduğunu sanırlarmış.         İşte burada ZAS adıyla Zeus'a tapınılırdı. Zeus rahiplerine de buralarda Zas adı verilirdi. Bu mağarada Zeus rahipleri, Zeus ayinleri düzenlerler ve kehanette bulunurlardı. Obruğun güneyindeki Zeus tapınağı yörenin kutsal olduğunun bir göstergesidir.Bilindiği gibi Olympos tanrıları ile Titanlar (Devler) arasında çıkan savaşta bu devler yenilirler ve tanrıların kralı Zeus'un buyruğuyla yerin derinliklerinde tutsak edilirler. Toprakana KYBELE, Titanların kökünü kurutan Zeus'tan öç almak için bu kez de bir başka ejder doğurur. Halikarnas Balıkçısı'na göre TİFON adı verilen bu ejderha Kybele tarafından Kilikya'da dünyaya getirilen bir dev idi. Bu dev yılan gövdesinin üst tarafı insan , alt tarafı da yılandı. Tıpkı Şahmeran, İlluyanka ve Tevrat'ta sözü edilen Havva'yı baştan çıkaran yılan gibi.Tifon, gövdesi kabuklarla örtülü, her bir gözü ateş püsküren, geçtiği yeri yakıp yıkan bir azmandı. Devlerin tanrılara karşı savaşında Zeus'u en çok sıkıştıran o idi. Zeus'un elinden eğri kılıncını alır (Zeus, Ivriz ve Boğazköy Hitit tanrıları gibi eğri Hitit kılıcı taşırdı). Bu klılıçla Tifon, Zeus'un pazularını kesip saklar. Hermes bu pazuları çalıp Zeus'a geri verir. Böylece gövdesi tamamlanan Zeus, Tifon'u şimşekleye şimşekleye, bir yerden öteki yere kovalaya kovalaya geçici olarak Cehennem Kuyusunda tutar. Daha sonra da onu Sicilya adasındaki Etna Yanardağının altına hapseder. Tifon her nasılsa, bu arada belden yukarısı kadın, aşağısı yılan olan yaratık EKHİDNA ile çiftleşmek için uygun zaman bulur ve bundan da birbirinden korkunç canavarlar türer.Adı İlyada'da Typheus diye geçen Tifon, İlyada'ya göre Khrysaor'la Kallirhoe'nin oğludur. Kadın başlı yılan Ekidna'dan doğan canavarların birisi de 3 başlı köpek SERBERUS'tur. Kuyruğu yılan olan ve sivri dişleri zehir akıtan bu üç başlı yaratık, bu dünya ile sınır oluşturan STYX ırmağının öte yakasında bekçilik eder ve Hades'in karanlıklar ve ölüler ülkesine yalnızca ölülerin geçmesine izin verirdi.HESİODOS, Theogonya'nın başlangıcında Tifon için bir soyağacı verir ve onu bir yanardağ tanrısı olarak tanımlar.Imparator Neron zamanında yaşamış olan POMPEİNUS MELA Dilek-Astım Mağarası için: "İşte dev Tifon burada otururdu. Bu mağaraya giren hayvan yaşamazdı" diyor.          Grek tragedya yazarı AESKHİLOS bir oyununda PROMETHEUS'u konuşturarak: "O Toprakana'dan yani Kibele'den doğan Tifon ki Kilikya mağaralarında yaşayan 100 başlı devdi" dedirtti.         FRAZER, Korykos mağaralarında yada onların çevresinde soyu tükenmiş devasa hayvan taşılları bulunduğunu ve belki de bu fosiller dolayısıyla yarıyılan bir dev düşünüldüğünü yazar.           Kutsallığını bu günde sürdüren Cennet-Cehennem ve Dilek-Astım mağarası, çevresindeki ağaç ve çalı dallarına bez parçalarından düğümler atıldığı görülmektedir. Bunlar yerli halkın ve buraya gezmeye gelenlerin yaptıkları adak ve dilek düğümleridir. Bunlar yörenin en az 3000 yıldır kutsallığından bir şey kaybetmediğini gösteriyor.         Dilek-Astım Mağarası, cennet obruğundan 300 m. batıdadır. Mağara 18 m. derinliğinde doğal bir kuyudur. Mağara koridorları birbirleriyle bağlantılıdır. Toplam uzunluğu 200 m. dir Tifon'un ini olan bu mağara sayısız dikit ve sarkıtlarla doğal olarak süslenmiştir. Bu mağarada ortalama ısı 14 santigrat derecedir. Nem oranı yazın %85 ile kışın %98 arasında değişir.           Mağaradaki havanın, astımlı hastalara iyi geldiği söylenir. İçerisi nemden kaygan, oksijeni azdır. Karbonmonoksitten dolayı tehlikeli olabilir. Çok fazla kalınmaması gerekir.         Cennet çukurundaki Meryem Ana kilisesinin gerisinde taş döşeli kaygan bir patika yol, mağaranın sonuna doğru 200 m. daha inmeye devam eder. Burada mitolojik cehennem ırmağı Styks ile bağlantılı görünen yeraltı suyu akar. Antik yazar Strabon bu dereden "acı su" oarak sözeder. Mağaranın kaya duvarındaki yazıtta adının "Aous" olduğu yazılıdır. Bu yeraltı suyunun bir kolu dağın eteğindeki Narlıkuyu'dan denize ulaşır.
 
(Araştırmacı Şahin ÖZKAN)
 
TAKKADIN ÖREN YERİ
 
Paslı ören yerinden sonra 4 km ileride Roma ve Bizans dönemlerine ait yoğun kalıntıların bulunduğu Takkadın örenyerine varılır. Burada kaya mezarları, lahitler, aslan kabartmalı lahit kapakları, nekropol, sarnıç, küçük bir kale, kilise ve ev kalıntıları bulunmaktadır.
Narlıkuyu koyunda hemen deniz kıyısında bulunan hamam IV.yy Roma dönemine aittir. İmparatorluk yönetiminde etkin bir kişi olan Poimenios tarafından yaptırıldığı bilinmektedir. Cennet obruğu içindeki yeraltı deresinin denize ulaştığı yerdeki tatlı su kaynağından yararlanılarak burada yaptırılan hamamın yıkanma bölümünün tabanında yarıtanrıça üç kızkardeş tasvir edilmektedir. Baskın renkleri beyaz, siyah, kahverengi ve sarı olan mozaikte Zeus''n kızları Aglaia, Euphrosyne ve Thalia çıplak olarak kumru ve keklikler arasında dans ederken görülmektedir.
Mozaik tablonun üst kenarındaki Grekçe yazının Türkçesi şöyledir:
"Ey konuk dost! Bu mucizeli suyu kimin bulduğunu, saklı kaynağını kimin gün ışığına çıkardığını merak ediyorsan, bil ki O, imparatorların dostu ve Kutsal Adalar'ın dürüst yöneticisi Poimenios'tur".

Yazıttan da anlaşılacağı gibi Poimenios, Roma imparatorları Arcadius ve Honorius'un dostu ve bugünkü Büyükada, Kınalıada ve Heybeliada'nın o dönemlerdeki yöneticisi imiş.
Narlıkuyu'dan kuzeye doğru giden asfalt yolun 2. Kilometresinde antik şehir kalıntıları ile mağaraların bulunduğu yere ulaşılır. Roma ve Bizans dönemlerine ait yapı kalıntıları arasında hala ayakta duran üstü hatıllı kapı söğeleri ile taş kemerler, sarnıç ve Cennet Obruğu'nun hemen yanında Zeus Tapınağı bulunmaktadır.
 

Cennet Mağarası Narlıkuyu 

 

Silifke İlçesi Narlıkuyu Kasabası, Hasanaliler Mahallesinde yer almaktadır.Bir yeraltı deresinin yol açtığı kimyasal erozyondan dolayı tavanın çökmesi sonucu oluşmuştur. Çoğu antik 452 basamak, çöküğün tabanında bulunan 260 m. uzunluğundaki mağaraya götürür. Mağaranın girişindeki küçük kilise M.S. 5. veya 6. yy'a ait olup, Paulus adında dindar bir kişi tarafından Meryem Ana'ya ithafen yaptırılmıştır.Bir yeraltı deresinin yol açtığı kimyasal erozyonla tavanın çökmesi sonucu meydana gelmiş büyük bir çukurdur. Elips biçimindeki ağız kısmı çapları 250 m ve 110 m olup derinliği 70 metredir. Çökük tabanının güney ucunda 200 m uzunluğunda ve en derin noktası 135 m olan büyük bir mağara girişi ve bu mağaranın ağzında küçük bir kilise vardır. Kilisenin giriş kapısı üzerindeki 4 satırlık kitabede, bu kilisenin V.yy'da Paulus adında dindar bir kişi tarafından Meryem Ana'ya ithaf en yaptırılmış olduğu yazılmaktadır.

Cennet çöküğünün içine her biri oldukça geniş 452 basamaklı taş bir merdivenle inilir. Kiliseye 300. basamakta varılır. Kiliseden sonraki mağaranın bitim noktasında mitolojik bir yeraltı deresinin sesi duyulur.

 MERYEN ANA KİLİSESİ 

Cennet Çöküğünün içerisinde, çok tanrılı dönem tapınma yeri olan mağaranın tam ağzında bir kilise inşa edilmiştir. Kilisenin giriş kapısı üzerindeki dört satırlık yazıttan, bu kilisenin Paulus adında dindar bir şahıs tarafından Meryem Ana adına yaptırılmış olduğu anlaşılmaktadır. Kiliseyi yeterince koruyan üzerindeki kaya uzantısından dolayı yapının çatıya gereksinimi olmamıştır. Bununla birlikte, kilisenin doğusundaki apsis ile buna bitişik iki yan oda birer kubbe ile örtülmüştür. İ.S.12. yy.da apsisin kubbesi ve iç duvarları freskler ile süslenmiştir. Bugün konusunun ne olduğu açıkça anlaşılamıyacak derecede yıpranmış olan bu fresk aslında İsa’yı ve yanında havarilerini göstermektedir. Yapının kuzey ve güney duvarlarında birer sıra kemerli küçük pencere vardır. Kilise tarih olarak dışarıda bulunan tapınaktan dönme bazilika ile aynı dönemde yani en geç İ.S.5. yüzyılda en erken 6. yüzyıla tarihlenmektedir. Yapının kilise olarak ne zamana kadar kullanıldığı saptanamamıştı.

 

120 metredir. Ancak aşağı inilememektedir. Girişteki bilgi notuna göre Antik Yunan çağı efsanelerinde Typhon'un yaşadığı yerdir.Silifke İlçesi Narlıkuyu Kasabası, Hasanaliler Mahallesinde Cennet Çöküğü ile yan yana bulunmaktadır.


Cennet çöküğünün 75 m kuzeyindeki Cehennem çukuru da Cennet çöküğü gibi oluşmuştur. Ağız çember çapları 50 m ve 75 m, derinliği 128 metredir. Kenarları içbükey olduğu için içerisine inmek mümkün olmamaktadır.

Mitolojiye göre Zeus, alevler kusan yüz başlı ejderha Typhon'u buradaki bir kavgada yendikten sonra, onu Etna Yanardağı'nın altına sonsuza dek kapatmadan önce bir süre Cehennem çukurunda hapsetmiştir.

 

Silifke İlçesi Narlıkuyu Kasabası, Hasanaliler Mahallesinde Cennet çöküğünün 300 m güneybatısındadır. İçine helezonik demir bir merdivenle inilir. Birbirine bağlantılı, toplam uzunluğu 200 metreyi bulan galeriler çok ilginç şekilli dev sarkıt ve dikitlerle süslüdür. İçi ışıklandırılmış olup, mağaranın astımlılara iyi geldiğine inanıldığı ve içinde dilek tutulduğu için Astım - Dilek Mağarası denmiştir. Mağarada sıcaklık ortalaması 15 derece santigrat olup, nem oranı yazın %85, kışın %95'e ulaşır.

Cennet ve Cehennem çökükleri ile Astım Mağarası çevresindeki ağaç ve çalı dallarına burayı ziyarete gelenler dilek dileyip bez parçası bağlarlar

 

Kızkalesi'nden Silifke'nin Hüseyinler Köyü'ne giden asfalt yolun 5. Km. sinde batıya ayrılan 2 Km. lik taşlık yolun sonunda Şeytan Deresi vadisine varılır. 
Bu vadinin dik yamacında, kayaların yüzünde 9 niş içerisinde M.S II. yüzyıldandan kalma 11 erkek, 4 kadın, iki çocuk ve bir dağ keçisi kabartması vardır. 
Bazı nişlerin alınlığında Roma kartalı kabartması görülür.

Kanlı Divane

 

 

Erdemli-Silifke karayolunun 3 km kuzeyinde bulunmaktadır. Antik çağda adı Conytelis olan kent, büyük bir obruğun etrafında kurulmuştur. Kanlıdivane Olba, Roma ve Bizans dönemlerinde yerleşim merkezi olarak kullanılmıştır. Bazilikalar, Nekropoller, kabartmalı kaya mezarları, lahitler, saraylar, tapınaklar, kuleler, sarnıçlar ve kiliseler en önemli arkeolojik kalıntılardır. 300 Bin nüfuslu olduğu söylenen bu bölgeye halk tarafından Kanlıdivane adının verilmesinin sebebi, suçluların mancınıkla obruğa indirilip arslanlara parçalattırılmasıdır. Yaklaşık 100 metre derinliği olan obruğun 40 metresini, sel ve yağmur suları, toprak ve taşlarla doldurmuştur. Obruğun içinde ayin yapan rahibe figürleri bulunuyor.

 

Kanlıdivane’den Çanakçı köyüne giden yolun sağ ve solunda lahitler bulunmaktadır. Batı nekropolündeki mezarlar, büyük bir kaya kütlesine oyulmuş oda mezarlar halinde görülür. Her mezarın üstünde insan figürlerini gösteren kabartmalar vardır. 1992 Yılından beri her yıl obruğun çevresindeki harabelerde, “Kanlıdivane Konserleri” düzenlenmektedir. Obruğun üst kısmında sulama amaçlı gölet yapımı devam etmektedir. 

Elaiussa Sebaste

 

Silifke-Mersin karayolu üzerinde Mersin’e 52 km. uzaklıkta olup Kumkuyu Belediyesi, Ayaş (Merdivenlikuyu) da yer almaktadır. Şehir İÖ II.yüzyıl sonlarında kurulmuştur. Strabon’a göre, bu şehrin bir bölümü kara parçasında bir bölümü de karşı taraftaki adanın üzerinde yer almakta olup, bu antik kent Elaiussa ve Sebasta kentlerinin birleşmesi ile meydana gelmiştir. Elaiussa daha eskidir. İÖ 41 yılında Antious tarafından Kapadokya Kralı olarak atanan ve İÖ 20 yılında Elaiussa’nın çevresinde bulunan dağlık Klikya’yı Augustus’tan almış olan kara parçası haline gelince kent eski önemini yitirmiştir.

Eski adının tepesi ile batı yamacı ve adanın birleştiği kara parçası kumla kaplıdır. Kumların altında Kral Archelaos’tan önceki zamanlara ait çeşitli tarihi eserler bulunmaktadır. Bunlar iyi korunmuş 5 nefli Bazilika, tiyatronun caveası (Theatron oyuğu), su kemerleri, kilise kalıntıları, zeytinyağı ve su sarnıçları, iki mermer sütunlu saray saray kapısı, bu kapının 50 m. kuzeyinde çeşitli hayvan resimlerini içeren döşeme mozaikli Jüpiter tapınağıdır. Jüpiter tapınağı 612 sütunlu bir Roma mabedi olup, erken Hıristyanlık döneminde (5. Yüzyıl) kiliseye çevrilmiştir. Şehrin mezarlığı (Nekropal), doğu ve kuzeydedir. Burada antik bir yolun iki yanında taş lahit ve mezarlar vardır. Bir lahitin üzerindeki yazıt şöyledir: “Hijinos’nun oğlu Plütinos, sağlığında Sebaste mezarlığında kızı için bir lahit yaptırdı.

Öldükten sonra oraya yalnız kızı gömülecektir. Eğer başka biri gömülürse bu kişinin ailesi Maliyeye 600, belediyeye 300 dinar ödeyecektir.” İki katlı bir anıt mezarın cephesindeki kabartmada ortada kanatlarını açmış bir kartal, ayaklarının altında bir yılan, kartalın sağ ve solunda zincirle bağlanmış birer çocuk ve çocukları birer kolları zincirlidir. Aynı zincir üzerinde birbirine bakan iki aslan vardır. Bu yapıtların hepsi Roma devrine aittir.2003 kazı sezonunda ortaya çıkarılan buluntular arasında M.Ö.1,M.S.1.yy. arasına tarihlenen mermer Afrodithe Heykelciği,pişmiş toprak kadın büstü ve Attis Heykelciği,çok sayıda cam Unguentariumlar,gözyaşı şişeleri,koku kapları,altın küpe ve bilezik parçaları,cam kase ve tabakalar,sikkeler,süs eşyaları ortaya çıkarılmış olup Mersin Müzesinde teşhire sunulmuştur.

SUSANOĞLU FOTOLAR

Susanoğlu

Facebook Fan

Popüler Konular
  • 23 Temmuz 2014
    Susanoğlu,susanoğlu mersin,susanoğlu yazlık daireleri fiyatları,susanoğlu otelleri fiyatları,susanoğlu otelleri rezervasyonları,susanoğlu otelleri…
  • 23 Temmuz 2014
    Susanoğlu,susanoğlu mersin,susanoğlu yazlık daireleri fiyatları,susanoğlu otelleri fiyatları,susanoğlu otelleri rezervasyonları,susanoğlu otelleri…
  • 23 Temmuz 2014
    Susanoğlu,susanoğlu mersin,susanoğlu yazlık daireleri fiyatları,susanoğlu otelleri fiyatları,susanoğlu otelleri rezervasyonları,susanoğlu otelleri…
  • 23 Temmuz 2014
    Susanoğlu,susanoğlu mersin,susanoğlu yazlık daireleri fiyatları,susanoğlu otelleri fiyatları,susanoğlu otelleri rezervasyonları,susanoğlu otelleri…
  • 22 Temmuz 2014
    Susanoğlunda yep yeni hoş bir tatil geçirebileceğiniz,eşyaları da sıfır 1+1…

Kimler Online

88 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

ZİYARETÇİLERİMİZ

1534277
Bu Gün
Dün
Bu Hafta
Geçen Hafta
Bu Ay
Geçen Ay
Toplam
1422
228
2848
1525408
13316
21656
1534277

MOTELLER

Susanoğlu,susanoğlu mersin,susanoğlu yazlık ...